12-12-2014 A.Gülten KIRICI

Merhaba sevgili okurlar. Bu hafta sizlere Gökader’in Göynük Çubuk Gölü’nde düzenlemiş olduğu Göynüklüler gecesinden söz etmeye çalışacağım. Ama önce sizlere GÖKADER’i kısaca tanıtmak istiyorum.

18 Ocak 2010 tarihinde resmi olarak kurulan derneğin temelini, yirmi iki kişilik bir bayan grubu oluşturmuş. “Bir dernek kursak nasıl olur?” önerisiyle kolları sıvamışlar. İlk heyecanla hemen Göynük İlçe Kaymakamına gitmişler. Kaymakam Bey’in vermiş olduğu manevi destekle Göynük Kadınlarını Kalkındırma Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ni yani kısaca GÖKADER’i kurmuşlar.

 

Anayasamızın öngördüğü esaslar ile Atatürk İlkeleri doğrultusunda ırk, milliyet, din, dil ayrımı yapılmaksızın ve siyasal görüşlerine bakılmaksızın, ülkemiz kadınlar arasında birlik ve beraberliği sağlamak. Anlayış ve dostluğu geliştirmek, maddi ve manevi yönden destek sağlayarak kadınlarımızın çağdaş koşullar altında eğitilmesini ve geliştirilmesini, üretken ve mutlu birer birey olmalarını sağlamayı amaç edinmişler. Derneğin kapısını da herkese açmışlar. Üye olmak için özel bir şart aramıyorlar. Göynük’lü olsun veya olmasın, Göynük’te yaşasın ve yaşamasın her vatandaş derneğe üye olabilir.

Kadınlar bir toplumun yapı taşlarıdır. Önemli olan, toplumumuzda çok önemli bir yapıya sahip kadınlarımızı bir araya getirerek onları daha yararlı fertler  haline dönüştürmek olduğuna inanıyorlar. Özellikle kırsal kesimde yaşayan bayanların, merkezden kopuk bir hayat sürdüğü için, kırsal kesimle merkezi bir araya getirerek kaynaştırmak ve el ele vererek ortak hizmetlere imza atmayı istiyorlar. Bana kalırsa bu konuda epeyce yol aldılar. Arkalarındaki en büyük destek tabii ki eşleri, erkek kardeşleri ve Göynük’ün erkekleri.

İlk hedefleri Göynük’ü en iyi şekilde tanıtmak ve ileride Göynük’ün bir marka şehir olmasına katkıda bulunmak. Bir diğer hedefleri ise, Göynük ve köylerinde oldukça yaygın olan el sanatlarının pazarlanmasını sağlamak. Elde ettikleri gelirle ihtiyaç sahiplerine gerekli yardımları yapabilmek. Bu kadar işin arasında da, ara sıra da motivasyon çalışmaları için, sinema, tiyatro, seminer, gezi gibi kültürel etkinlikleri düzenleyerek eğlenmek.

Dostoyevski’nin, “Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.” Sözü tam Gökader’i anlatıyor.  Zira; Bolu, İstanbul ve Ankara’da Emit Turizm ve Tanıtım Fuarları’na katılarak ilçemizi en iyi şekilde tanıtmaya çalıştılar.

Yaptıkları işlerin en önemlisi ise, Göynük’te bulunan Gürcüler Konağı’nı halkımızın desteğiyle  kültür evi’ne dönüştürdüler. Yöresel kıyafetlerimizin ve eşyalarımızın tanıtıldığı Gürcüler Konağı’nda, yöresel sıcak ve soğuk yemeklerle iki yüz kişiyi rahatlıkla ağırlayabilecek hale geldiler. Her yıl Göynüklüler gecesi düzenleyerek birlik beraberliğin gelişip güçlenmesine çalıştılar.

Gökader’in çalışmalarını uzaktan desteklemeye çalışsam da yeterli olmuyordu benim için.  Ben de bir Gökader üyesi olarak, 29 Kasım 2014 akşamı yapılan Göynüklüler gecesinde, onlarla yan yana yürümeye çalıştım. Heyecan ve coşkularına ortak oldum. Program sunuculuğuna şiirlerimi katarak renklendirmeye çalıştım. Başta dernek başkanı İlknur Ölmez olmak üzere, salonun dizayn örtüleri de dahil, çok yüklü bir program hazırlığına girişmişlerdi. Soğuk yöresel yiyecekleri de kendileri yaparak, geceye destek oldular.

  1. CIMG0729

 

 

Göynük Kaymakamımız Mehmet Nuri Çetin Bey geceye kısa bir süreliğine de olsa katılarak manevi desteğini esirgemedi. Belediye başkanımız Kemal Kazan’ın rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı programa ise başkan vekili konuğumuz oldu. Göynük ve çevreden gelen misafirler salonu doldurdu.

10427678_10152892545298482_6712248881280068594_n

Bolu Türk Sanat Müziği korosu, Göynüklü Saliha Akşemsettinoğlu’nun katkısıyla davetimize gelerek bizleri onurlandırdı. Koro ekibi program saatinden önce gelerek gerekli tüm hazırlığını yaptı. Ben de bu arada, saz ekibinden tanıdığım yazar arkadaşlarım Erol Yıldız ve Tahsin Doğanöz aracılığıyla, koro şefi Rıfat Günen ile saz ekibinden Bolu vali yardımcımız Ömer Eru ve ekipteki diğer arkadaşlarla tanışıp sohbet etme fırsatı buldum. Onların neşesi ve samimiyeti aramızda dostluk köprülerinin kurulmasını sağladı.

CIMG0742

 

Program, önce koronun fasıl şarkılarıyla başladı. Her ne kadar yemek servisi sırasında kaşık çatal sesleri olsa da, koro şefi Rıfat Günen yönetimindeki saz ekibi eşliğinde, solistler ve koristler birbirinden değerli Türk Sanat Müziği eserlerini icra ettiler. Kendilerine zor bir görevi başardıkları için buradan sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Koro sunucusu Göynüklü Saliha Akşemsettinoğlu o nazik ve kibar duruşu, akıcı konuşmasıyla solistleri ve eserleri sundu. Söylediği şarkıyla da, diğer solistler gibi herkesi kendine hayran bıraktı.

10430888_10152892528298482_3161016534367975624_n

Göynüklü sanatçımız Erkan Bekmez, gönlümüze taht kurmuş biri zaten. Sesiyle, türküleriyle geceye katılanları her zaman olduğu gibi coşturdu. Halkımızın böyle yeteneklere sahip çıkması gerekir bence.

CIMG0754

Halk oyunları ekibinin, kendi saz ekipleri eşliğindeki gösterisi coşkuyu tavan yaptı.

 

 

Ve canlı müzikte Engin-Gözde Candemir çiftinin katılımıyla misafirlerimiz dolu dolu bir gece yaşadılar. Gökader olarak hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimizi iletiyoruz.

10001363_971514699529330_1477620154044010474_n

Gecenin en ilgi çeken bir başka olayı ise, tahtadan yapılan yöresel spatula, kepçe vb gereçlerin satışıydı. Üzerinde numaralar bulunan gereçler, gecede kura çekilişi yapılarak, yine Göynük esnafımızın bağışladığı hediyelik eşyalarla sahiplerini buldu.

CIMG0732

Gecede Göynüklü ressam Samiye Akşemsettinoğlu’nun dernek yararına hediye ettiği birbirinden güzel tablolar açık artırma yoluyla satıldı. Yine destek Göynük esnafımız ve halkımızdan gelmişti. Samiya Akşemsettinoğlu’na çalışmalarında başarılar dileyerek, teşekkür ederiz.

CIMG0749

Göynüklüler gecesine katılanların memnuniyeti yüzlerinden belli oluyordu. Gökader’in özverili çalışan üyeleri, bu memnuniyeti görünce tüm yorgunluklarını unuttu.  Katılamayanların, “Bir daha ne zaman etkinlik var?” sorusuna yanıt eminim ki kısa sürede gelecektir.

Sözlerimi, “Hayat yaşandığı kadar vardır. Ötesi ya hafızadaki hatıra, Ya hayaldeki ümittir. Hüsranı ise bir tek yerde kabul ediyorum. Yaşamak mümkünken, yaşayamamış olmaktır.” diyerek sonlandırırken, “Sevgiyi Tohuma Yaz” şiirimle şimdilik hoşça kalın diyorum.

SEVGİYİ  TOHUMA YAZ

Kavgayı   tarihe  yaz;

Geçmişte  kalıp,

Unutulsun   diye!

Nefreti   buluta  yaz;

Rüzgâr   estiğinde,

Bulut  yok  olsun  diye!

Öfkeyi  kumsala  yaz;

Dalgalar  peşinde,

Sürüklensin  diye!

Dostluğu  güneşe  yaz;

Tüm  dünyayı  sarıp

Bizi  ısıtsın   diye!

Sevgiyi  tohuma  yaz;

Yağmurla   büyüyüp,

Her  yanı  sarsın  diye!

Selamı Göynük’e yaz;

Tüm ülkeye dağılıp,

Adı duyulsun diye!

Ayşe Gülten KIRICI


Bu yazı 1418 defa okunmuştur.



A.Gülten KIRICI Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

Namaz Vakitleri
Puan Durumu
Sıra Takımlar O G B M AV P