13-04-2015 Emel KILIÇ

ÖMÜR DEDİĞİN 

Elimde kalemimle düşünürken dışarıdan sesler geliyordu. Topuk sesleriydi konuşmalardı. Herkes bir yere gidiyordu. Kimi evine, kimi işine kimide beklenilen yereydi. Zamanın su gibi aktığı saatlerin dakikaların hiç durmadığı bir ömrün yavaş yavaş tükenmesiydi. 

Ömür dediğin neydi. Bir camdan bakıp gülümsemekti. Yağmur yağarken çocuklar gibi ıslanmaktı. Sıcak bir çayla martılarla denizi seyretmekti. Köpüklü bir kahve yapıp sohbetin, muhabbettin en güzelini yaşamaktı. Ya da aniden dışarıya çıkıp caddelerde ışıkların altında yürümekti. Bir ağacın altında oturup gökyüzündeki sonsuz maviliği seyretmekti. 

Ömür dediğin güzel duygulara mısralara eşlik etmekti; 

ÖMÜR DEDİĞİN, 

Yazı, kışı baharı, 

Dört mevsimi yaşamaktı, 

Başını çevirdiğinde, 

Gözlerin hala buğulansa bile, 

Yeniden gülümsemekti, 

Ellerini yumruk yapıp 

Ellerini tekrar açıp, 

Allaha dua etmekti, 

Ömür dediğin, 

Sabahları sahilde yürüyüp, 

Martılara seslenmekti, 

Bir seslenişti, 

Umuda yarınlara, 

Rüzgârın sesini duyup, 

Dallardan düşen yaprakları, 

Tek tek toplamaktı, 

Her sabah kalktığında, 

Nefes alabildiğine şükretmekti, 

Yürüyebilmekti, 

Nefes alabilmekti, 

Koşabilmekti, 

Ömür dediğin, 

Zamana inat, 

Saatlere inat, 

Yaşamaktı, 

Hayatın penceresinden, 

Umutla bakmaktı, 

 

Ömür dediğin, ömür dediğimiz sağlığın umutların, yarınların bize hep güzel gelecek getirmesi dileğiyle… 


Bu yazı 1664 defa okunmuştur.



Emel KILIÇ Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer

Namaz Vakitleri
Puan Durumu
Sıra Takımlar O G B M AV P